Kayıtlar

Nisan, 2012 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

cemal güzel-bilim felsefesi-kırmızı yayınları-1.baskı-aralık 2010

Cemal Güzel hacettepe üniversitesi felsefe bölümünü 1985 yılında bitirmiştir. Bilim Felsefesi sf.193 sonuç bölümü benim için bu bloğun ortaya çıkmışa vesile olmuştur.. alıntılar...1-2-3-4 1-VİYANA ÇEVRESİ nin bilim anlayışı karşı çıkışlara rağmen sürmektedir. Doğrulanabilirlik bilim ile metafiziği birbirinden ayırıyordu,yanlışlanabilirlikse bilim ile sözde bilimi, bir de mantık ile matematiği ayırıyordur.Doğrulamacı tutum için bilimin yöntemi tümevarım olmak gerekiyordu. 2-Kuramı duyu deneyiyle sınanabilirse bilimselldir diye nitelemenin, dolaysıyla bilim doğa bilimlerine indirgemin bir sonucu da uygulanabilirliktir. 3-Kuramın dile getirdiği sınanabilirse,deneyler yeniden kurulabilirse, bu, kuramın bilimselliğini uygulanabilir olmasını sağlıyor demeye gelir.uygulama teknik demektir. 4-teknik ise bilimin felsefeden koptuktan sonra kendisine bulduğu güçlü ortakdır.uygulama bir teknik yaratma, bir teknik yaratmada para kazanma demektir.böylelikle bilimsel etkinlik neredeyse teknik yaratma

kuhn-olağan bilimin yapısı bulmaca çözmeye benzer

OLAĞAN BİLİMİN incelediği alanlar dardır.bu da bir görüş darlığına neden olur.ama öte yandan bunlar bilimin gelişmesi için zorunludur.dar alan,görüş darlığı ,paradigmayı dışa daha kapalı hale getirip araştırmacıları her hangi bir konuda akla gelmyecek denli derinlemesine,ayrıntılı incelemeler, araştırmalar yapmaya zorlayacaktır.ayrıca olağan bilimin ,bu kısıtlamaları , paradigma işlerliğini kaybettiği anda gevşetmeye yarayan bir düzeneği vardır.bu andan itibaren araştırmacılar başka türlü davranır. kuhn a göre olgusal bilimsel araştırma için üç olağan merkez vardır. birincisi,paradigmanın şeylerin doğasının özellikle anlamlılığını gösteren olgular öbeğidir. ikinci olarak ,olgusal belirlemelerin alışılmış ama daha küçük bir öbeği, paradigma kuramının öndeyişleriyle doğrudan karşılaştırılabilir olgulara yönelmiştir. deney ve gözlemlere ilişkin üçüncü bir öbeklei olağan bilimin olgu toplama etkinlikleri tamamlanır. Olağan bilimin kuramsal sorunlarına bakıldığında, bunlaın da deney-gözlem

İNOVASYON PARADİGMASI-2

Bilim felsefesi "insanlığın  mutluluğunu " unutan , teknoloji karşısında hem etik olarak hem de insan zihninin yaratıcılığın keşfi anlamında ,2010 lu yıllarda bir çok profesyonel araştırmacının ilgi alanına yeniden girecektir. Şirket üst yönetimi ,küresel finansal kriz öncesi dönemde ,seri üretimin hızını artırmaya ve kalitenin mükemmelliğine odaklanırken ,performans sistemlerinin dayanılmaz stresi ile çalışanlarının" tükenmişlik sendromu" tüm motivasyon araçlarının etkisini yitirmesine yol açtı. Global inovasyon ekonomisinin yeniden kurulmasında , bilim felsefesi  şirketlerin itibarını korumak için etik davranmaya yönlendirirken-enron,andersen yolsuzluğu-, arge merkezlerinde profesyonel araştırmacılar bilgi üretmek için bilim felsefesinin metodolojisini keşfediyorlar. Mevcut  işletme yönetimi modelleri yenileşim odaklı olmadığından alternatif arayış,yenileşim kültürü tasarımı için  paradigma değişimini zorunlu hale getiriyor. İnovasyon paradigması adını verdiğim

kuhn 1962 de structure of scientific revolutions yayınladığında viyana çevresi dağıldı

KUHN un bilim tasarımı iki kavrama, olağan bilim -ARTIRIMLI YENİLEŞİM-ile olağan üstü bilim-RADİKAL YENİLEŞİM- kavramına dayanır. Olağan bilim, geçmişte kazanılmış bir yada bir kaç bilimsel başarıya dayanan araştırma demeye gelir.bu başarılar belli bir bilim çevresinin ,uygulamanın sürekliliğini sağlamak üzere bir süre için temel olarak kabul ettiği bilimsel ilerlemedir. bir paradigmanın ortaya çıkabilmesi için ilk başlarda ,olguların seçimine,değerlendirilip eleştirilmesine izin veren bilinçli ya da bilinçsiz hem kuramsal hemde yönetemsel bir yargı gereklidir.burası koyre den etkilendiği en temel yerlerden biridir.bir kuram paradigma olunca, o alanda çalışanları bir işi her seferinde en başından ele alma zahmetinden kurtarır:hangi deneylerin yapılması hangi deneylerin yapılmaması gerektiğini söyler.dolaysıyla, belli bir alandaki görüşlerin bir tekiyle ya da tümüyle uğraşmaktan kurtulan araştırmacılar topluluğu bir araya gelip önceden belirlenmiş olgularla daha ayrıntılı şekilde ilgile

paul feyerabent der ki NE OLSA UYAR

FEYERABENT " bir tek felsefe buluşa katkısı olmamış,bilimle aynı adı paylaşıp ,başka hiç bir şeyi paylaşmayan,bilim felsefesi gibi piç bir konuyla, felsefenin bu saldırgan dalıyla uğraşmasının gerekçesini daha insancıl bir bilim görüşü ortaya koymak diye açıklar.çünkü bilimleri neyi ölçüt alıp incelemek gerektiği sorusuna verilecek yanıt " tek insanın mutluluğu" ,"tek insanın gelişimidir". nasıl kilise ile devlet ayrılmışsa, bilim ile devlet de öyle ayrılmalıdır.çünkü bilim artık en saldırgaan en inakçı " dinsel kurum " olmuştur.devlet ile bilimin ayrılması teknolojiyi yok edecek diye düşünülmemelidir.çünkü her zaman, bilginliği  seçecek, bedeli ödendiği sürece " en aşağı türden köleliğe " isteyerek boyun eğecek kişiler bulunacaktır.insanlık bu istekli köleler sayesinde ilerleyecektir.feyerabend e göre bilim ile devletin ayrılması, kişinin insanlığı başarabilmesi için bir şans sağlayacaktır.bu ayrılık bilim-teknik ağırlıklı şu çağın kızgın b

bilimsel araştırma programlarının yöntem bilgisi-imre lakatos-

Bir kuramın bilişsel değerinin, kuramın insanlar kafasında ki ruhsal etkisiyle de ilgisi yoktur.bir kuramın bilimsel değeri yalnızca, bu kuramın kestirimlerinin gereçkte hangi dayanakları olduğuna bağlıdır. LAKATOS a göre popper ın yalnışlanabilirlik ölçütü de sorunların çözümü olamaz.çünkü popper ın bilimsellik ölçütü bilimsel kuramların kararlılığını görmezden gelir. KUHN, popper ın yanlışlamacılığının naifliini gördükten sonra, bilimsel devrimin usdışı bir değişme olduğu sonucuna varır.ama bilimsel devrimin usduşı bir değişme,bir din değiştirme türünden bir şey olduğu da doğru değildir.çünkü lakatos a göre, bilimle sözde bilim arasında kesin bir sınırkoyma olmayacak;bilimsel ilerlemeyle entellektüel çöküs arasında ayrım kalmayacaktır.nesmel bir bilimsel dürüstlük ölçüsü de olamayacaktır. LAKATOS a göre bir bütün olarak bilim bile araştırma programı olarak görülebilir.bütün bilimsel araştırma programları çekirdekleriyle tanımlanabilir.bir program çekirdeğide uzun bir deneme yanılma s

bilimsel metodoloji

Bilimsel Metodoloji  "En doğrusu, h a len en doğru bildiğimizi yanlışlayacak yeni varsayımlar yaratmaktır". Sir Karl Popper "İlim Çin’de bile olsa gidip alınız". Hz. Muhammed "Hayatta en hakiki mürşit ilimdir, fendir". G a zi Mustafa Kemâl Atatürk Bir bilginin (knowledge) bilimsel olabilmesi için nesnel (objective) bilgi olması gerekir. Bunun için de önce tasvir edilmesi (betimleme: description), sonra t a rif edilmesi (tanımlama: definition), akabinde ölçülmesi (measurement) ve nih a yette tasnif edilmesi (sınıflama: classification) gerekir. Bu şekilde elde edilen bilginin bir “ bir işe yarama potansiyeli ” olması gerekir ki üzerinde çalışılmaya değsin. Bu safhalardan geçmeyen bilgiler ve onların temsil ettiği varlıklar özneldir (subjective), dogmatik vasıflıdır ve bilimin t a rifi ve metodolojisi dışındadırlar. Bunlar inanç, i tikat veya iman konusudur; değiştirilemez, tartışılamaz çünkü aşağıda anlatacağımız şekilde sınanamazlar. Din i , metafiz

Popper "3 dünya" dan söz eder.

KARL POPPER  kuramı, dünyayı yakalamak,ussallaştırmak,açıklamak, ona egemen olmak için atılan ağ olarak tanımlar.Yapılması gerekn de ağın gözlerini durmadan daraltmak olmalıdır. Birinci dünya fizik nesnelerinin ya da fizik durumlarının dünyasıdır İkinci dünya bilinç ya da zihin durumlarının ya da başka türlü söylendiğinde , edime yönelik davranışsal eğilimlerin dünyası Üçüncü dünya düşüncenin özellikle bilimsel,şiirsel düşüncelerin nesnel içeriklerinin, ayrıca sanat yapıtlarının dünyası "bilimsel bilginin kuramı " ile ilgili popper 3 temel savı savunur. ilk sav şudur: geleneksel bilgi kuramı bilgi ile düşünceyi öznel anlamda - biliyorum ya da düşünüyorum " sözcüklerinin sıradan kullanışları anlamında-incelemiştir. Bilginin ya da düşüncenin iki değişik anlamı olduğunu ileri sürer. Bunlar: 1-Bir zihin ya da bir bilinç durumunu, ya da ,davranış ya da karşı koyma eğilimini içeren öznel anlamda bilgi yada düşünce;2-sorunlar,kuramlar,uslamlamalar gibi şeylerden oluşan nesnel a

viyana çevresinin" bilim felsefesi"nde ki etkisi devam ediyor mu?

DÜNYANIN BİLİMSEL KAVRAYIŞI: Viyana Çevresi-1929- ŞÖYLE BİR SAPTAMAYLA BAŞLAR. pek çok kişi günümüzdeki metafizik ile ilahiyatla ilgili düşüncenin yalnız yaşamda değil bilimde de yeniden yükselişe geçtiğini savunuyor...deney biliminin her dalında yapılan araştırmalarda " dünyanın bilimsel kavrayış ruhu "   yaşatılmaktadır.RUSSELL ve whıtegead in mantık ile gerçekliği çözümleme çalışmaları uluslararası önem kazanmıştır.ERNS MACH 1895 yılında kendisi için BİR TÜMEVARIMLI BİLİM FELSEFESİ kürsüsü kurulunca viyanaya gelir.MACH deney bilimini , özlellikle fiziği metafizk kavramlardan arındırmaya çalışıyordu.Mach dan sonra bu kürsüye LUDWING BOLTZMANN-1902-1906- geçerek deneyci gçrüşleri kararlılıkla savunmuştur. 1900 YILINDAN SONRA VİYANA da deney bilimleriyle yakın ilgisi olan çok sayıda insanın bulunması sonucu bilim felsefesi viyana çevresi etkisini doğurumuştur. 1-olgucuculuk ve deneycilik : MACH 2-deney biliminin temelleri:    POINCARE,BOLTMAN 3-simgesel mantık düşünürleri: RU

ALEXANDER KOYRE-1892-1964-

Viyana çevresinin bilimi ussaş,mantıksal,olgusal bir takım işlemlere, bilimsel bilgiyi de bu işlemler sonucu ortaya konan ürüne indirgemesine tepki gösterenlerden biri de KOYRE dir.Koyrenin bilim tasarımında vurguladığı noktalardan biride, bilimsel etkinliğin sürekli bir ilerleme göstermediğidir.ona göre bilimsel ilerleme devrimler youluyla olmaktadır.Kuhn bilimsel devrimlerin yapısının ön sözünde koyre den etkilendiğini yazar.

bilim felsefesi-cemal güzel-kırmızı yayınları-alıntı-1.baskı 2010

İnsanın ekinlik alanlarına göre bilgi genellikle üçe ayrılır. 1-GÜNDELİK BİLGİ 2-FELSEFE BİLGİSİ 3-BİLİMİN BİLGİSİ Genel olarak bilim,dünya hakkında, doğa dünyası ile insan dünyası hakkında açıklamalar sunar.Felsefeden kopan bilim kendine yeni bir bağlaşık bulur:teknik.Çünkü bir bilim araştırmayı yürütmek için araçlara,aygıtlara sahip olmayı gerektirmektedir.Yürütülen böyle bir araştırma yine bir takım teknoloji ürünleri yaratmak için kullanılır.Bilimin egemenliği devam ediyor. bilimin bilgisinin temel soruları ise 1-Bilim nedir? 2-Bilimsel yöntem nedir? 3-Bilimsel Doğruluk nedir? Fransız bilim felsefecilerinin kendine özgü önemli bir takım yanları vardır.Viyana çevresinin iki alanı ayırıp -bilgi felsefesi ile mantık- gerisini " laf yığını " olarak adlandırdıkları felsefeyi bilimle iç içe giden bir etkinlik olarak görmesidir.Bilim felsefesi yaparken felseyi unutmamışlardır.Ayrıca bilim tarihini hesaba katarlar.yalın deneyciliği kabul etmemişlerdir.Bilme için gözlem elbette ya